Tanıştığım çook tatlı bi çocuk var. Hemende kaynaştık ama çocuk bana o gözle bakmıyor. Gayet iyi ilerliyoruz ama arkadaş çerçevesinde. Bana ayarlamaya çalıştılar ama yapamadılar. Çocuk istemiyor çünkü ben burada kendimi heba ediyorum farkındayım. Olmayacak hayallerin peşinde koşarken yorulacağımı adım gibi biliyorum ama bu beni o hayallerin peşinden koşmaktan alı koymuyor.Çünkü aptalın tekiyim. Sonunda yine üzülenin ben olacağını adım gibi biliyorum. En iyisi onunla konuşmamak ama ben bunu da yapamıyorum. Konuşunca daha da bağlanacağımı bildiğim halde yapmıyorum yapamıyorum işte. Kesemiyorum onunla konuşmayı. Hatta daha da çabalıyorum konu uzasın diye.Ama sevgili muhabbetlerine hiç girmiyorum. Kafasını ütülemiyorum. Onu hep haklı çıkarıyorum bi nevi götünü kaldırıyorum. Ama ne fayda. Çocuk bana o gözle bakmıyor. Bakmayacakta. Kendimi triplere girmiş ergenler gibi hissediyorum. Bide tripkolic dinleyim tam olsun. Bi sn. kendimden iğrendim.
Allah'ım bana bu işkenceyi niye çektiriyorsun? Beni neyse sınıyorsun ey yarabbi. Yapma etme gözünü seviyim. Olmayacak şeylerin peşinden koşturtma. Beni ona daha da bağlama. Duyuyor musun beni? Hiiç umrunda bile değilim dimi? Allahın sevgili kuluymuşum diyemedim hiç. Defoluyum ben biliyorum. Hiç doğmasaymışım keşke. Hep olmayacak hayallerin peşinden koştum. Hiç yüzüm gülmedi. Gidip en olmayacak kişiye aşık oldum. Acı çektim. Ağladım. Ve bi kısır döngü şeklinde devam etti. Ben ne zaman mutlu olucam? Benim yüzüm ne zaman gerçek anlamda gülücek? Beyaz atlı prensim nerede? Gelirken kamyon mu çarptı? Çok geçikti ya.Karşıma doğru kişi çıkana kadar beni birilerine aşık etmesen iyi olur ey yarabbi. Bi de şu regl ağrısı olayına bi çözüm bulaydın iyiydi.
Konudan konuya atladığımın farkındayım ama düşüncelerimde böyle işte. Konudan konuya atlıyor. Karmakarışık.
Sanırım aşık oluyorum. Yoo bebeğim yooo olmuycam. Azıcık Francisco'nun fotoğraflarına bakıyım geçer. Geçer dimi? Geçer geçer. Ama ya geçmezse. Daha fazla çıkmaz yola girmeden ben bu işten vazgeçiyim.

